

Şu Fiziği İndirgeyip de mi Kuramlasak Yoksa İndirgemeyip de mi Kuramlasak?
Antik Yunan’dan bizlere miras kalan indirgemecilik idea’sının modern fizikteki karşılığı gözlemlediğimiz her şeyin açıklamasını türetebileceğimiz bir kuramın varlığı. Bu “her şeyin teorisi” fikri özellikle yüksek enerji fizikçilerinin alanlarıyla güçlü bir duygusal bağ kurmalarına vesile olup genel olarak fizikçilere bir üstünlük hissi yaşatsa da, 21. Yüzyıl teorik fiziğinin yaşadığı tıkanıklık bize belki de en baştan fiziği yanlış kuramladığımızı söylüyor. Gerçekten de, felsefi olarak gerekli bir varsayım olmayan türetmecilik üzerine inşa edilmiş modern fiziğin temellerine 1960’lardan beri alternatifler üretilmiş ve 1970’lerden beri itirazlar yükselmişti; fakat, biraz 20. Yüzyıl fiziğinin bizlere sunduğu teknolojik gelişimler ve biraz da o dönemin meşhur sloganı “shut up and calculate” ile özdeşleşmiş bakış açısı, kuramlarımızın temellerine olan inancımızı sorgulayabilmemizi güçleştirmişti. Bu konuşmada, Nobel ödüllü Fizikçiler Anderson ve Laughlin’in de sıklıkla getirdiği itirazlardan başlayıp türetmeciliğin geleneksel kuramlarımızdaki yerini sorgulayacak; buna alternatif olarak geliştirilmiş son dönemdeki popüler bakış açılarına da bir göz atacağız.